Kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye’de bulunmayan kurumlar dar mükellef olarak kabul edilir ve sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilirler
. Kaynaklara göre dar mükellef kurumların vergiye tabi kurum kazancı şu unsurlardan oluşmaktadır:
Ticari Kazançlar: Türkiye’de iş yeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumların bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yaptıkları işlerden elde ettikleri kazançlardır
Ancak, ihraç edilmek üzere Türkiye’de satın alınan malların Türkiye’de satılmaksızın yurt dışına gönderilmesinden doğan kazançlar Türkiye’de elde edilmiş sayılmaz

Zirai Kazançlar: Türkiye’de bulunan zirai işletmelerden sağlanan kazançlar vergiye tabidir

Serbest Meslek Kazançları: Türkiye’de icra edilen serbest meslek faaliyetlerinden elde edilen kazançlardır

Gayrimenkul Sermaye İratları: Taşınır ve taşınmazlar ile hakların Türkiye’de kiralanmasından elde edilen iratlar bu kapsamdadır

Menkul Sermaye İratları: Türkiye’de elde edilen her türlü menkul sermaye iradı vergiye tabidir

Diğer Kazanç ve İratlar: Türkiye’de elde edilen ve yukarıdaki kategorilere girmeyen diğer kazançlar da dar mükellefiyet kapsamında vergilendirilir

Ayrıca, yabancı bir şirketin Türkiye’de bir şube açması durumunda; bu şube üzerinden elde edilen kazançlar nedeniyle kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve geçici vergi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir
Dar mükellef kurumlar, Türkiye'de elde ettikleri bu kazançları beyan etmeleri durumunda yurt içi asgari kurumlar vergisine de tabi olurlar